yürüdüm,yürüdüm
ruhuma iyi geldi de bacaklarım ve boğazlarım için malesef aynı şeyi söyleyemeyeceğim.sanırım hasta oluyorum..hava çok güzel gözüküyordu ancak dışarı çıkınca pek öyle olmadığını anladım ama eve dönmek de zor geldi..
yürümek terapi gibi geliyor bana.. ne zaman üzülsem,kızsam yürümeden rahatlayamıyorum.başta hiçbir şey yapmak,özellikle dışarı çıkmak içimden hiç gelmiyor ama bir süre sonra bu;üzülüyorum kendimi herşey den soyutluyorum,herşeyden soyutladığımdan daha beter bunalıma giriyorum gibi bir kısır döngüye dönüyor maalesef..uzun zamandır bu haldeydim ve bir şekilde bu döngüyü kırmam gerekiyordu.iyi oldu sanırım umarım devamı gelir...
biliyorum çok sıkıcı ve iç karartıcı bir blog oldu..başlarken hiç bunlar aklımda yoktu.yazacak o kadar çok olay,anı aklımda vardı ama bir türlü yazmaya niyetlendiğimde aklıma gelmiyorlar.aslında hiç gelmiyor değil olabilecek en uygunsuz zamanlarda:uykuya dalmadan önce,ömrüm yollarda geçtiğinden otobüste ve bunun gibi...bilgisayarın karşısına geçince pufff.:))
uzun aradan sonra yaptığım diğer bir etkinlikte sinemaya gitmek oldu.dün sonunda "hokkabaza" a gidebildim vizyondan kalkmadan.şahsen cem yılmaz'a haksızlık yapıldığını düşünüyorum.söylendiği gibi kötü bir film kesinlikle değildi.gerçekten komik olduğundan mı yoksa benim psikolojimden bilmem ama ben güldüm.arkadaşım ve salonun kalan kısmı da gayet eğlenmiş gözüküyorlardı.yılmaz erdoğan'a da haksızlık yapmam istemem ama o çok izlenen vizontele serisinden bence hokkabaz çok daha iyiydi.(gerçi bir çok türk filmi o seriden çok çok daha iyiydi.nedendir bilmem o filmlerin bu kadar izlenmesine,bir sürü filmin daha 2.haftadan kalkmasına takmış durumdayım.)
bugünlük bu kadar yarın quiz var ona çalışmam lazım.yüksek lisans'ta ne quizi diyip yarama basmayın lütfen ben de anlamıyorum...



